7 Ekim 2009 Çarşamba

Vajinal muayene

speku2168a0yq Spekulum muayenesi sonrasında vagina tepesindeki “rahim ağzına” ulaşır ve rahim ağzı yani “serviks” değerlendirilir. Servikal ektropion, erozyon, servikal akıntı, rahim ağzı kanseri bu muayene ile tespit edilir. Bu aşamada rahim ağzı bölgesinden “smear” denilen bir test için sürüntü alınabilir.

Tüm bu işlemlerin her aşaması son derede kolay ve ağrısızdır. Vaginanın genişliği, esnekliği, vaginaya doğru idrar torbası (sistosel) veya barsaklardan (rektosel) olan bir fıtıklaşmanın olup olmadığı değerlendirilir. Bu fıtıklaşma ve rahim sarkması olayı hasta ıkındırılarak da incelenir.

Spekulum muayenesi bitirildikten alet sonra çıkartılır ve iki elle yapılan muayeneye yani “bimanuel tuşe” ye geçilir. Bu muayene sırasında doktor bir eli ile vagina içersinden rahim ve yumurtalıkları muayene ederken diğer eli ile de karından bu muayeneye yardımcı olur. Tuşe, jinekolojik muayenenin en önemli parçası olarak kabul edilebilir.

Bakire kızlarda muayene vajinal yolla değil, ancak “rektal tuşe” denilen rektal yoldan olabilir. Bunun için bir elin işaret parmağı vazelinlenip diğer el kasık bölgesine konularak hasta muayene edilebilir.

Tuşe ile rahimim cesameti (büyüklüğü), pozisyonu, rahimden kaynaklanan herhangi bir tümoral oluşumun varlığı değerlendirilir. Daha sonra her iki yan taraftaki tüpler ve yumurtalıklar muayene edilir.

Yumurtalıkların boyutu nedir, kist veya tümör var mı, muayene sırasında ağrı var mı, bütün bunlar muayene sırasında değerlendirilir.

Jinekolojik muayeneye ek olarak meme muayenesinin de yapılması önerilmektedir.

Jinekolojik muayene bitirildikten sonra eğer gerekli görülürse abdominal (karından) veya transvaginal (vajenden) ultrason yapılır.

Yazının Devamı için Tıklayın...

Jinekolog Muayene

44432br Pek çok kadın için jinekolojik muayene, adeta hayatlarındaki korkuverici bir kabustur. Bunun ise en önemli nedenleri daha önce yaşanmış kötü tecrübeler ile çevreden duyulan abartılı ve yanlış bilgiler sonucunda oluşmuş haksız ön yargılardır.

Unutulmamalıdır ki; zamanında ve rutin olarak yapılan muayeneler, bir çok hastalığın erken dönemlerde teşhisini sağlayarak sonradan ortaya çıkabilecek olumsuz durumları alınacak çok basit önlemlerle engelleyebilir.

Basit bir muayene ile örneğin rahim, rahim ağzı, yumurtalık ve vajen kanserleri çok erken safhalardayken yakalanabilir. Yine rahim ağzı (serviks) bölgesindeki gizli enfeksiyonlar – henüz bir yaraya sebebiyet vermeden- teşhis ve tedavi edilebilir.

Cinsel hayatı başlayan her kadının düzenli olarak, hiçbir şikayeti olmasa bile yılda en az bir kez bir jinekoloğa gidip muayene olması, ultrason ve smear aldırması tavsiye edilmektedir.

Jinekolojik Muayenede Neler Yapılır? Muayeneye başlanmadan önce hastalar, idrar torbasının boşaltılması amacıyla tuvalete gönderilir. (Ancak idrar kaçırma problemleri olan hastalar bunun dışındadır. Çünkü bu kişilerde idrar kaçağını görmek açısından muayene sırasında mesane dolu olmalıdır.)

Jinekolojik muayene bu amaçla geliştirilmiş özel muayene masalarında, bütün muayenelerde olduğu gibi de gözlemle başlar. Bu aşamada dış üreme (genital) organlarında göze çarpan herhangi bir kitle, siğil, renk değişikliği, erozyon (yara) ve bunun gibi anormalliklerin olup olmadığına bakılır.

Daha sonra vagina içinin izlenmesine olanak veren “spekulum muayenesine” geçilir. Spekulum denen bir alet ile vagen duvarları birbirinden ayrılabilir. Bunun için ılık ve kayganlaştırılmış spekulum vagen içersine doğru ilerletilerek vagen duvarları ile vaginal akıntı ve özellikleri izlenir.

Spekulum muayenesi sırasında hastanın kendini kasmaması ve rahat bırakması işlemi son derecede kolaylaştırır. Çünkü kendini sıkan bir kadın, aslında spekulmu sıkıp kendi kendinin daha fazla acı hissetmesine neden olacaktır.

Yazının Devamı için Tıklayın...

Ultrason

Ultrason, insan kulağının işitemiyeceği kadar yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanarak iç organları görüntüleyen bir tanı yöntemidir. Ultrasonda radyasyon kullanılmaz. Bu nedenle gebelerde ve bebeklerde rahatlıkla kullanılabilir. Cihazdan gönderilen ses dalgaları, hasta vücudundan yansıdıktan sonra gene aynı cihaz tarafından algılanır.

Yansıma farklılıkları organdan organa değişir. Bu nedenle farklı yansımaların olduğu yapılar, farklı görüntüler verirler. Normal yapılar içindeki bir tümör ya da kist, ses demetlerini farklı yansıttığı için farklı yapıda gözlenir ve tanı konulur. Görüntü oluşturulması sırasında “prob” hasta vücudunda gezdirilirken, altında kalan bölümün kesit görüntüleri, hareketli organlar gibi ekranda kayar. Bu esnada radyolog tanı koyar. Elde edilen görüntülerin tanıda çok fazla bir katkısı yoktur. US işlemi, ihtisasları süresince US eğitimini alan radyologlarca yapılır. Ne amaçla yapılır? Ultrason çoğunlukla karaciğer, safra kesesi, pankreas, dalak, böbrekler, mesane, yumurtalıklar ve rahim gibi karın içi organların görüntülenmesi için kullanılır.Bununla birlikte ultrason vücudun tüm organlarını (Beyin,göz,akciğer,meme,kalça,testis ve prostat gibi.) görüntülemek amacı ile kullanılabilir. Ultrason çekilmesi için başvuran hastaların en sık şikayeti karın ağrısıdır. Karaciğer ve dalak gibi karın içi organların büyümesi, safra kesesi ve böbrek taşları, apandisit, yumurtalık kistleri ve karın içindeki tümörler ultrason ile teşhis edilebilen hastalıklardan bazılarıdır. Ayrıca kadınlarda yumurtalık ve rahim karından incelenebileceği daha detaylı inceleme için vajene yerleştirilen özel bir prob kullanılabilir. Erkeklerde de prostat incelemesi karından yapılabileceği gibi detaylı inceleme makata yerleştirilen özel bir prob ile yapılır. Ultrason çekilmesi için hazırlık gerekir mi? Karın içindeki organların ultrasonu için erişkinlerde hastanın 8-12 saat süre ile aç karna olması gerekir.1 aya kadar çocuklarda emzirme süresi kadar, 5 yaşına kadar çocuklarda 4 saatlik, 10 yaşına kadar olanlarda 6 saatlik açlık gereklidir. Ayrıca mesane, yumurtalıklar ve rahimin incelenmesi eğer karından yapılacaksa hastanın idrarına sıkışık olması gerekir. Bunun dışında başka bir hazırlık gerekmez. Ultrason nasıl çekilir? Hasta sırtüstü yatar. Cilt üzerine jel sürülür. “Prob” adı verilen cihaz ile karın içindeki organlar cilt üzerinden incelenir. Yan etkileri nelerdir? Bugüne kadar gebelikte ve diğer incelemelerde gösterilebilen bir yan etkisi yoktur.

Yazının Devamı için Tıklayın...

Ergenlik Puperte Dönemi

Ergenlik dönemi, çocukluktan genç kızlığa adımların atıldığı bir dönemdir. Bu dönemde bedensel gelişim ve kişilik gelişimi çok hızlıdır. Kızlarda 9-10 yaşlarında başlayan bu değişim 18 yaşına dek devam eder.

Sağlıklı bir kadın olabilmek için gerekli olan değişimlerin gerçekleştiği ergenlik döneminde, beyin ve üreme organları vücudun diğer bölümlerine hormonlar adı verilen kimyasallar aracılığı ile mesajlar gönderir. Kızlar ergenlik dönemine erkeklerden yaklaşık iki yıl önce girer. Bu büyüme ve gelişim sürecini kişinin kendisinin düzenlemesi mümkün değildir. Bu süreç ancak vücut hazır olduğunda başlar.

Dış görünüşünüzde meydana gelen değişiklikler nelerdir? Ergenlik döneminin başlaması ile beraber önce kalçalar yuvarlaklaşmaya başlar, bunu cinsel organların etrafında ve koltuk altında tüylerin belirmesi takip eder. Göğüslerin büyüklüğü ve şekli değişir. Bu değişiklikler kişilere göre hızlı veya yavaş olabilir. Özellikle koltuk altında daha fazla terleme başlar. Bu dönemde hormonların etkisi ile ciltte yağlanma artar ve sivilceler çıkar.

Yazının Devamı için Tıklayın...

Kızlık Zarının Genellikle Görülen 6 Şekli

Belli başlı sınıflara ayırırsak genellikle görülen 6 şekil

Annuler (halka şeklinde) kızlık zarı en çok rastlanan şekildir.

Semilunar (yarım halka veya esnek) kızlık zarının dıştan içe kalınlığı fazla olmadığı için genelde ilişki sırasında yırtılmaz. Ancak doğum sırasında yırtılır. Septalı Hymen

Cribriformis (delikli veya elek tarzında) kızlık zarlarının ilişki esnasında yırtılması biraz daha fazla acılı ve zordur.

Fimbriatus Hymen

Carnosus (etli) kızlık zarı ise kalınlığı fazla olduğundan ilişkide kolay kolay yırtılmayan, bazen ufak bir cerrahi müdahale gerektiren, bazende kanaması çok fazla olabilen tipte kızlık zarıdır.

imperfore kızlık zarı, yani KAPALI KIZLIK ZARI, bu zarda hiç bir açıklık bulunmamaktadır. ilk adet görmeyle (menarş) beraber problem başlayacak,adet kanı dışarı akamayacağı için şiddetli bir ağrı şikayeti olacak ve sonuçta bu zar üzerinde adet kanının dışarı akmasını sağlayacak kadar bazı delikler hekim tarafından açılacak ve kişi rahatlayacaktır. Bu yapılan işlem kişinin cinsel ilişkide kanamasına mani olmaz.

Kızlık Zarı

Anatomik ve fizyolojik açıdan kızlık zarının bilinen bir işlevi yoktur. Genital sistem enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir işlevi olduğu düşünülmesine karşın, ortada delik olan bir yapının nasıl olup da enfeksiyonlara karşı koruyucu olacağı tartışma konusu olduğundan bu görüş tam olarak geçerli değildir. Aslında enfeksiyonların bakire olanlarda daha ender oluşmasının nedeni bu kızların cinsel yolla bulaşan hastalıklara maruz kalmamış olmalarıdır. PID (pelvik enfeksiyon) ve vajinit gibi enfeksiyon hastalıkları aktif cinsel yaşam başladığında, önemli bir kısmı cinsel yolla bulaşan bakterilerle başlatılan enfeksiyonlardır. Anatomik olarak kızlık zarı vajinanın hemen giriş kısmında yerleşmiş, en sık görülen şekliyle ortasında adet kanının ve vajinal salgıların akmasına yarayan ufak bir delik bulunan yarı esnek, ince bir yapıdır. Bazı kadınlarda bu yapı çok sert veya çok esnek olabilir. Bazı kadınlarda ortada bir yerine iki veya daha fazla sayıda delik bulunabilir. Ender durumlarda zarın ortasındaki delik o kadar büyüktür ki, muayenede neredeyse zar hiç yok sanılabilir. Bazı çok ender durumlarda ise zarda hiç delik yoktur (imperfore himen). Bu durumda adet kanaması genç kızlıkta görülen ilk kanamadan itibaren sürekli genital kanal içinde birikir ve her adet döneminde kız “adet olamamaktan, ancak aşırı ağrı duymaktan” yakınır. Kanama öyle ileri boyutlarda birikebilir ki, tüm rahim ve tüm vajina kanla dolmuş ve genç kızda halen ilk adet kanaması gerçekleşmemiş olabilir. Bu ciddi bir durumdur ve kadının genital sisteminin zarar görmemesi için ameliyatla kızlık zarına delik açılarak içerideki kanın boşalması sağlanmalıdır. Yazının Devamı için Tıklayın...